
Yeni Şehit Aziz Avvakum, hagiografik terminolojideki adıyla bir osiomartis, yani şehitlik ölümüne uğramış bir keşiştir. Olağan hagiografik geleneğin bir kişi hakkında aktardığı temel bilgilerin tek bir cümleye sığdığı vakalardan biridir onunki. O cümleyi adı bilinmeyen bir el, Aynaroz’daki (Athos Dağı) Megisti Lavra Manastırı’na ait bir el yazmasının, Ω 89 numaralı kodeksin 155. yaprağına yazmıştır; buna göre Avvakum adında bir keşiş 6 Ağustos 1628’de Selanik’te şehit olmuştur. Yaygın hagiografik başvuru eserlerinde şehitliğine ait bir hypomnema, yani bir yeni şehidin anısına genellikle eşlik eden ve onun kökenini, tutuklanışını, sorgulanmasını ve sonunu anlatan anlatı metni bulunmaz. Adı ne Yeni Şehitler Synaksaristes’inde ne de bilinen eski basılı synaksaristeslerde geçer. Böylece Avvakum, diyebilirim ki, bir azizin anısının bir kitaba düşülmüş bir notla nasıl ayakta kalabildiğine neredeyse ders kitabı niteliğinde bir örnek olur.
Ω 89 kodeksindeki anı notu
Bizans sonrası el yazması geleneğinde enthymisis (anı notu) denen şey, bir okurun, kodeksin sahibinin ya da manastırdaki bir keşişin boş yapraklara veya kenarlara eklediği kısa nottur. Bununla anılmaya değer gördüğü bir şeyi kayda geçirirdi: bir ölümü, bir depremi, bir salgını, bir kıtlık ve pahalılık yılını ya da, burada olduğu gibi, bir şehitliği. Yeni tarihli tanımlar Avvakum’a ilişkin notu 17. yüzyıldan bir kodeksle ilişkilendirir ve metni şöyledir: “Κατὰ τὸ ζρλς’ ἐν μηνὶ Αὐγούστῳ εἰς τὰς ς’ ἐμαρτύρησεν ὁ ὅσιος καὶ νέος μάρτυς Ἀββακοὺμ ἐν τῇ μεγαλουπόλει Θεσσαλονίκῃ, εἰς δόξαν καὶ καύχημα τῶν ὀρθοδόξων χριστιανῶν” (“7136 yılında, Ağustos ayının 6’sında, hosios ve yeni şehit Avvakum büyük şehir Selanik’te, Ortodoks Hristiyanların şanı ve övüncü için şehit oldu”). Tarih, alışıldığı üzere dünyanın yaratılışından itibaren verilmiş, 7136 yılı da alfabetik rakamlarla yazılmıştır (͵ζ = 7.000, ρ = 100, λ = 30, ς = 6). Bizans yılı 1 Eylül’de başladığından 7136 yılının Ağustos’u, MS 1628 Ağustos’una karşılık gelir. Günümüz okuru tarihi Jülyen takvimine göre okumak durumundadır, çünkü Gregoryen takvim Ortodoks Doğu’da benimsenmemişti. Not yazarının 6 Ağustos’u, dolayısıyla, Gregoryen takvime göre aynı yılın 16 Ağustos’una denk düşer.
Notu kimin yazdığını, olaydan ne kadar sonra yazdığını bilmiyoruz. Tarihin kesinliği ve mucizevi öğelerin hiç bulunmaması, kaydı olaylara yakın bir zamana tarihlemek için tek başına yeterli değildir. Yazıcı şehitliği doğrudan öğrenmiş olabilir; güvenilir saydığı daha eski bir kaynaktan öğrenmiş de olabilir. Bu değerlendirme bir kanıt değil, bir yorumdur.
Tanıklığın söyledikleri ve sustukları
Peki bu denli yalın bir ifadeden güvenle ne çıkarılabilir? Önce ad: Eski Ahit’teki adaşı peygamberin, Habakkuk’un adı. Sonra da dönemin kilise dilinde şehit olmuş bir keşişe işaret eden “ὅσιος καὶ νέος μάρτυς” nitelemesi. Avvakum’un bir keşiş, büyük olasılıkla da bir Aynaroz keşişi olduğu yolundaki genel kabul gören varsayım buradan doğar. Ama varsayım olarak kalır, çünkü not herhangi bir manastırın adını vermez. Notun Lavra’ya ait bir kodekste korunmuş olması Athos bağını akla yatkın kılar; kanıtlamaz ama. El yazmaları yer değiştirirdi, haberler manastırdan manastıra dolaşırdı ve Aynaroz manastırlarının Selanik’te ve Halkidiki’de metokhionları, yani arazileri ve keşiş konutları bulunan bağlı birimleri vardı. Bunlar aracılığıyla kentten çıkan bir haber, şehidin kendisinin Athoslu olmasına gerek kalmadan Dağ’a ulaşabilirdi.
Notun söylemedikleri daha fazladır: kökeni, yaşı, kendisine yöneltilen suçlama, ölüm biçimi, gömüldüğü yer. Sondaki “εἰς δόξαν καὶ καύχημα τῶν ὀρθοδόξων χριστιανῶν” ifadesi dönemin kilise yazımının kalıplaşmış söz dağarcığına aittir. Koşullar hakkında bir bilgi gibi değil, yazıcının olayı nasıl anladığının ve kimler için kayda geçirdiğinin bir göstergesi olarak okunmalıdır. Şunu da not etmek gerek: şehitlik günü, büyük Rab bayramlarından Kurtarıcı’nın Başkalaşımı (Metamorfosis) ile çakışır. Kaynak bu çakışmaya hiçbir yorum getirmez; ona yüklenecek her türlü simgesel okumanın yükü de dönemin tanığına değil, sonraki yorumcuya düşer.
1628’de Selanik ve yeni şehitler
Yazıcımızın “büyük şehir” dediği o yıllarda Selanik, 1430’dan beri, yani yaklaşık iki yüzyıldır Osmanlı yönetimi altındaydı; Kostantiniyye’deki tahtta ise Sultan IV. Murad (1623–1640) oturuyordu. Kalabalık ve çok dilli bir kentti. Hristiyanlar, Müslümanlar ve 15. yüzyılın sonlarında Yahudilerin İber Yarımadası’ndan sürülmesinin ardından buraya yerleşmiş olan büyük Sefarad Yahudi cemaati bir arada yaşıyordu. Her büyük Osmanlı kentinde olduğu gibi gündelik hayat, ayrı hukuki statülere sahip dinî cemaatlerden oluşan bir düzen içinde işliyordu. Ortodoks Kilisesi, yakın çağlarda, özellikle Osmanlı döneminde inançları uğruna öldürülen Hristiyanlara, onları ilk yüzyılların şehitlerinden ayırmak için yeni şehitler adını verir. Martyrion denen şehitlik anlatıları çoğu kez keşişlerce, aralarında pek çok Aynaroz keşişi de olmak üzere, kaleme alınmıştır ve birbirinden çok farklı koşullardaki vakaları anlatır. Belirli bir anlatı tanıklığı olmadan Avvakum’a bilinen kalıplardan herhangi birinin yakıştırılmasını yasaklayan da tam olarak bu çeşitliliktir.
Simeon Paschalidis, Selanik Aristoteles Üniversitesi’nin kentin azizlerine ayrılmış açık akademik dersinde Avvakum’u, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan Selanik yeni şehitleri dizisinin başına yerleştirir. Öteki kaynaklarda rastlanmayan iki bilgi de aktarır. Birincisi, onun “Karyes Lavrası’nda”, yani Aynaroz’un yönetim merkezinde yaşamış bir münzevi olduğudur. Bu ad, Athos yarımadasının başka bir noktasında bulunan Megisti Lavra Manastırı ile karıştırılmamalıdır. İkincisi ise, yakın zamana dek yalnızca adı ve şehitlik biçimi bilinirken, şehitlik anlatısının Ukraynacadan yapılmış bir çevirisinin günümüze ulaştığıdır. Bu son bilgi yayımlanmış bir edisyonla doğrulanırsa, şehitliğe dair bir anlatının Slav Ortodoks dünyasında dolaşıma girdiği anlamına gelecektir; yine de ders materyalinden anlatının ne zaman yazıldığı ya da yayıldığı belirlenemez. Bu, şimdiye dek elimizde olan tabloyu esaslı biçimde değiştirirdi. Ne var ki ders materyali Martyrion’un herhangi bir edisyonuna gönderme yapmaz. Haber bu yüzden belgelenmeyi bekleyen bir araştırma ipucu olarak ele alınmalıdır. Notun belirtmediği, bilinen bir şehitlik biçimine yapılan gönderme için de aynısı geçerlidir.
El yazmasının kenarından azizler sözlüğüne
Notun hagiografik literatüre giden yolu, Leontopolis eski Metropoliti Sofronios Efstratiadis’ten geçti. Efstratiadis, Lavralı keşiş ve hekim Spyridon ile birlikte 1925’te, Harvard Theological Studies dizisinde, Lavra’daki Yunanca el yazmalarının kataloğunu yayımladı. Kataloğun bir dipnotunda, yıldız işaretiyle gösterilen kodekslerin tarih kayıtlarının ve öteki notlarının Efstratiadis tarafından daha önce “Γρηγόριος ὁ Παλαμᾶς” [Gregorios Palamas] dergisinde, “Ἁγιορειτικῶν Κωδίκων Σημειώματα” [Aynaroz Kodekslerinden Notlar] başlığıyla ayrıca yayımlandığı, bu yüzden orada yeniden basılmadığı belirtilir. Ayrıntı, Avvakum’unki gibi tanıklıkların matbu sayfaya çoğu kez el yazması tanımlarından ayrı yayımlanan not derlemeleriyle ulaştığını hatırlatır. Şehidin adını bir hagiografik başvuru eserine ilk kez kaydeden de yine Efstratiadis’tir: “Αγιολόγιον της Ορθοδόξου Εκκλησίας” [Ortodoks Kilisesinin Azizler Sözlüğü].
Ad oradan daha yeni başvuru eserlerine geçti. Rusça Ortodoks Ansiklopedisi (Pravoslavnaya Entsiklopediya) birinci cildinde Avvakum’a kısa bir madde ayırır. Selanik’te acı çektiğini, Lavra kodeksinde ve Mikron Evhologion’da anıldığını, anma gününün 6 Ağustos olduğunu kaydeder. Efstratiadis’in Agiologion’unun yanı sıra Thriskeftiki kai Ithiki Engkyklopaideia’ya (Din ve Ahlak Ansiklopedisi) ve Perantonis’in Leksikon’una da gönderme yapar. Hagiografik gelenek ayrıca kutsal emanetlerinden parçaların Akarnanya’da, Theotokos’un Doğuşu’na adanmış bir manastırda saklandığını bildirir. Manastırı tanımlayan ya da emanetlerin oraya nasıl geldiğini açıklayan yayımlanmış bir belge bu bilgi için bulunamamaktadır. Üstelik, belirtmek gerekir ki, bu bilgi şehidin kalıntılarının en azından bir kısmının korunmuş olmasını varsayar; not ise bu konuda susar.
Aziz Avvakum’un 6 Ağustos’taki anma günü
Ortodoks Kilisesi, Yeni Şehit Aziz Avvakum’u şehit olduğu gün olan 6 Ağustos’ta anar. Adı, Yunanistan Kilisesi’ne bağlı Apostoliki Diakonia’nın yayımladığı yeni şehitler listesinde yer alır. Ayin bakımından o güne hâkim olan Başkalaşım bayramıyla çakışması, anısının neden sınırlı kaldığını, geniş halk dindarlığından çok hagiografi araştırmacılarınca ve Athos geleneğinde bilindiğini belki açıklar. Megisti Lavra Manastırı 963’te Athoslu Hosios Athanasios tarafından kuruldu. Aynaroz’un 1988’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasına dayanak olan ICOMOS değerlendirmesine göre manastırın kuruluşu, yarımadada örgütlü manastır hayatının yoğunlaşmasına işaret eder. 1925 tarihli kataloğa göre, bunun dışında neredeyse hiç tanınmayan keşişe dair temel yazılı tanıklığı koruyan kodeks de onun kütüphanesine aittir: 155. yapraktaki birkaç kelime.
Kaynaklar ve Kaynakça
- ICOMOS (1988). World Heritage List No 454: Mount Athos, Advisory Body Evaluation. Paris: UNESCO World Heritage Centre.
- Spyridon of the Laura ve Eustratiades, S. (1925). Catalogue of the Greek Manuscripts in the Library of the Laura on Mount Athos, with Notices from Other Libraries (Harvard Theological Studies 12). Cambridge, MA: Harvard University Press.
- О. Е. П. (2000). Аввакум. Православная энциклопедия içinde, c. 1, s. 83. Moskova: Церковно-научный центр «Православная энциклопедия».
- Πασχαλίδης, Σ. (2014). Οι Άγιοι της Θεσσαλονίκης [Selanik Azizleri]. Ενότητα 8: Οι Νεομάρτυρες της Θεσσαλονίκης (17ος–19ος αι.) [Ünite 8: Selanik Yeni Şehitleri, 17.–19. yüzyıl]. Selanik: Αριστοτέλειο Πανεπιστήμιο Θεσσαλονίκης, Ανοικτά Ακαδημαϊκά Μαθήματα.