
Meteora’nın kuzey yüzünde bir kaya oyuğunun içine kurulmuş küçük bir manastır olan Ypapanti Manastırı’nın katolikonunda, güney duvarda, Aziz Büyük Antonios tahtta oturan Eleousa Meryem’in nişinin solunda tam boy ayakta durur. Beyaz ve geniş sakalı koyu renkli başlığın üzerine yayılır; kesinlikle cepheden verilmiş yüzü, karşısında duran kişinin bakışıyla doğrudan buluşur. Resim, kilisenin kurucu yazıtına göre dünyanın yaratılışından itibaren 6875 yılında, yani 1366/67’de, Stagoi Skiti’nin protosu ve Doupiani Manastırı’nın başrahibi olan rahip keşiş Neilos’un desteği ve masrafıyla tamamlanan bezemeye aittir; ikinci bir yazıt ise resim giderlerinin keşiş Kiprianos tarafından karşılandığını kaydeder. Ressamın adı günümüze ulaşmamıştır. Ne var ki 14. yüzyılın ikinci yarısının en önemli resim bütünlerinden birine ait olan eseri, münzevinin figüründe hem “Makedon Okulu” denen akıma olan borcunu hem de onu dönemin büyük atölyelerinden uzaklaştıran bir yalınlaştırma eğilimini okumaya izin verir.
Eleousa’nın ve sütun azizinin yanında
Kubbesiz, küçük, haç çatılı bir yapı olan kilise, yani boyuna tonozu kesen enine bir tonozla çatıda haç biçimi oluşturan tek nefli bir mekân, ressama geniş yüzeyler bırakmıyordu. Hristolojik döngü kesişen kollar ve sunak bölümüyle sınırlıdır. Tanrı’nın Annesi’nin hayatından yalnızca Platytera’nın iki yanındaki Müjde ile batı duvarındaki Koimesis (Meryem’in Uyuyuşu) betimlenmiştir; geri kalan yüzeyleri, kimi büst, kimi tam boy olarak, azizler ve peygamberler kaplar. Güney duvarın doğu bölümünde ayakta duran İsa Mesih, alışılmadık “Ο ΑΝΑΛΗΨΙΜΗΟΤΗΣ” sıfatını taşır; bu sıfat, Platytera’nın üzerindeki Göğe Yükseliş sahnesiyle birlikte, manastırın daha sonra Ypapanti, yani İsa’nın Tapınağa Takdimi adını almasından önce kilisenin ilk olarak bu bayrama adandığını hatırlatır.
Aynı duvarda daha batıda, kucağında iki eliyle kutsayan Çocuk İsa’yı tutan tahttaki Eleousa Meryem’in nişi açılır. Nişin solunda, sütununun üzerinde Sütun Azizi Simeon, onun da solunda Antonios durur; tahtın sol yanında ise kurucu Neilos yakarış duruşuyla diz çöker. Bunu, Ypapanti’nin bugün metokhion olarak bağlı bulunduğu Büyük Meteoron Manastırı’nın resmî tanıtımı da belirtir (aynı tanıtım ana mekânın resimlerini 1368’e tarihler; bu, yazıttaki 6875 yılıyla bağdaşmayan bir farktır). Antonios figürünün sağ kenarında, nişin çerçevesine ait olduğu anlaşılan kavisli kırmızı bir şerit seçilir. İki münzevinin Tanrı’nın Annesi’ne eşlik ettiği, başrahibin ise ayaklarına kapandığı bu düzen, manastırın ilk sakinlerinin keşişlik idealinin bir ifadesi olarak yorumlanmıştır. Bu yorum, Kalarrytesli Dimitrios Zoukis ile öğrencisi Georgios’un keşiş sınıflarından çok sayıda azizi resmettiği 1784 tarihli narteksde de belli bir dayanak bulur.
Antonios’un kim olduğunu ressamın Ypapanti keşişlerine anlatmasına gerek yoktu. İskenderiyeli Athanasios’a atfedilen Antonios’un Hayatı, onu Mısır kökenli biri olarak tanıtır: anne babasının ölümünden sonra baba mirasını dağıtır ve köyünün dışındaki mezarlardan terk edilmiş bir kaleye, daha sonra da “iç dağ”a doğru adım adım çekilir; bu sırada çevresinde, bir baba gibi yol gösterdiği öğrencilerinin hücreleri çoğalır. Meteora ressamının da yinelediği yaşlı çileci tipinin dayanağı, görünüşüne ilişkin herhangi bir tarihsel tanıklık değil, işte bu hagiografik anlatıdır.
Münzevinin yüzü ve keşiş giysisi
Kaşlar arasında derin, dikey bir kırışıkla yarılmış yüksek bir alın; ağır göz kapaklarının üzerinde kısa, parlak fırça vuruşlarıyla kurulmuş, gür ve beyaz kaşlar. Kapaklar, göz çukurlarına hafifçe gömülmüş küçük ve koyu gözleri yarı yarıya örter. Uzun ve dar burnun sırtına ince, açık renkli bir ışık çizgisi düşer. Yanaklar, koyu yeşilimsi proplasmos’tan (tenin üzerine kurulduğu ilk koyu boya katmanı) aşı tonlarına doğru geçişlerle modellenmiştir ve her birinin üzerine kırmızı bir yarım daire çizilmiştir; bu ayrıntıya ileride döneceğiz. Geniş ve ucu yuvarlatılmış sakal, grimsi beyaz kıvrık çizgilerle verilmiş buklelere açılır; bıyık ağzın kenarlarını örter ve küçük, kırmızı bir alt dudağı açıkta bırakır.
Neredeyse siyaha varan koyu lacivert başlık, başı ve omuzları sarar; dış çizgisi, yüzün çevresindeki açıklıkta da yinelenen ince, açık renkli bir hatla belirlenmiştir. Omuzların üzerinden kahverengimsi kırmızı bir pelerin dökülür; az sayıdaki kıvrımı birkaç çizgiyle ve geniş, düz renk alanlarıyla verilmiştir. Figürün sağ omzu tarafından (izleyicinin solunda) daha açık, aşı kırmızısı bir bölge yayılır; bu bölge büyük olasılıkla pelerinin iç yüzüne ya da başka bir giysiye karşılık gelir, ama kesinlikle tanımlanamaz. Pelerinin iki kanadı arasından dikey olarak inen grimsi mavi şerit, açıklıktaki konumunun gösterdiği gibi, alttan giyilen giysidir. Hale, ince kırmızı bir dış hatla ve geniş beyaz bir dış halkayla çevrilmiş aşı sarısı bir disktir ve başı koyu mavi zeminden ayırır.
Azizin, figürün üst bölümünde görünen tek eli olan sağ eli, göğsün önünde, tam pelerin açıklığının kenarında kalkar; avuç içi izleyiciye dönüktür, işaret parmağı yukarı doğru uzanır, öteki parmaklar karmaşık biçimde bükülmüştür. Manastırla ilgili kaynaklar bu jest hakkında yorum yapmaz; jestin bilinen başka jestlerle yalnızca biçimsel benzerliği de ona belirli bir anlam yüklemeye yetmez. Yine de sahnenin nişin bulunduğu sağ yanına doğru hafifçe dönmüş omuzlar, elin konumuyla birlikte Eleousa’ya doğru bir hareketi sezdirir; yüz ise cepheden kalır.
Yazıtlar: azizin adı ve kurucunun tanıklığı
Halenin iki yanında, mavi zemin üzerine beyaz büyük harflerle ad yazılıdır. Solda tanımlık ile “ἅγιος” sözcüğünün kısaltması okunur; kısaltma işareti olarak gamma harfi alfanın üzerine konmuştur. Sağda adın başlangıcı, ΑΝΤΩ, ny ve tau bitişik harf olarak yer alır; ikinci satırdaki devamı ise ancak kısmen seçilir. Bu durumda yazıt “Ὁ ἅγ(ιος) Ἀντώ(νιος)” biçiminde aktarılabilir, çünkü ad bezemenin betimlemelerince de doğrulanmaktadır.
Tarihsel bakımdan daha ağır basan, narteksden kiliseye geçilen kapının üzerine beyaz zemin üzerine koyu mürekkeple yazılmış ana mekânın kurucu yazıtıdır. Nikos Veis’in kopyalarına dayanan ve dolaşımda olan transkripsiyon şöyledir (eğik çizgiler satır değişimini, ayraçlar kısaltmaların açılımını gösterir):
ΑΝΗΓΕΡΘΕΙ ΕΚ ΒΑΘΡ(ΩΝ) Κ(ΑΙ) ΑΝΗΣΤΟΡΙΘΕΙ Ο ΠΑΝΣΕΠΤΟΣ Κ(ΑΙ) ΘΕΙΟΣ ΝΑΟΣ Τ(ΗΣ) ΑΝΑΛΕΙΨΕΩΣ ΤΟΥ ΚΥΡΙΟΥ Κ(ΑΙ) Θ(ΕΟ)Υ Κ(ΑΙ) Σ(ΩΤΗ)Ρ(Ο)Σ ΗΜ(ΩΝ) Ι(ΗΣΟ)Υ Χ(ΡΙΣΤΟ)Υ ΔΙΑ Σ(ΥΝ)/ΔΡΟΜ(ΗΣ) Κ(ΑΙ) ΕΞΟΔΟΥ ΤΟΥ ΤΗΜΕΙΟΤΑΤΟΥ ΕΝ ΙΕΡΟΜΟΝΑΧΟΙΣ ΚΥΡ ΝΕΙΛΟΥ Κ(ΑΙ) ΠΡΟΤΟΥ Τ(ΗΣ) ΣΚΗΤΕΩΣ ΣΤΑΓΩΝ Κ(ΑΙ) ΚΑΘΗΓΟΥΜΕΝΟΥ ΤΗΣ ΣΕΒΑΣΜΙ(ΑΣ) ΜΟΝ(ΗΣ) ΔΟΥ/ΠΕΙΑΝΟΥ ΒΑΣΙΛΕΒ(ΟΝ)ΤΟΣ ΔΕ ΤΟΥ ΕΥΣΕΒΕΣΤΑΤΟΥ ΗΜ(ΩΝ) ΒΑΣΙΛΕΟΣ ΚΥΡ ΣΥΜΕ(ΩΝ) ΤΟΥ ΠΑΛΑΙΟΛΟΓΟΥ Κ(ΑΙ) ΑΥΤΟΚΡΑΤΟΡ ΡΟΜΑΙΩΝ ΣΕΡΒΕΙ(ΑΣ) Κ(ΑΙ) ΡΟΜΑΝΕΙ(ΑΣ) ΤΟΥ ΟΥΡΕΣΙ: ΕΠΕΙΣΚΟΠΕ/ΒΟΝΤΟΣ ΔΕ ΤΟΥ ΠΑΝΑΓΙΟΤΑΤΟΥ ΔΕΣΠΟΤΟΥ ΗΜΩΝ ΒΗΣΑΡΙΟΥ ΕΤΟΥΣ ϚΩΟΕ
“ΑΝΗΓΕΡΘΕΙ”, “ΤΗΜΕΙΟΤΑΤΟΥ” ve “ΡΟΜΑΙΩΝ” gibi biçimlerle yazım, dönemin boyalı kilise yazıtlarında sıkça rastlanan fonetik yazımı izler ve aktarıldığı şekliyle korunur.
Türkçe çevirisi
Yazıtın tamamı: “Rabbimiz, Tanrımız ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in Göğe Yükselişi’nin çok saygıdeğer ve kutsal kilisesi, rahip keşişler arasında en saygın olan, Stagoi Skiti’nin protosu ve saygıdeğer Doupiani Manastırı’nın başrahibi kir Neilos’un desteği ve masrafıyla temellerinden yükseltildi ve resimlendi; çok dindar kralımız kir Simeon Palaiologos, Romalıların, Sırbistan’ın ve Romania’nın imparatoru Uresis [Uroš] hüküm sürerken ve çok kutsal efendimiz Bessarion piskoposken, 6875 yılında [= MS 1366/67].”
Bu metinde üç otorite kesişir: yerel keşiş önderi, piskopos ve Teselya hükümdarı, Stefan Dušan’ın üvey kardeşi Simeon Uroš Palaiologos. Vapheiades’in çalışmasına göre Simeon, Doupiani çileci topluluğunun haklarını bir buyrukla güvence altına almıştı. “Romalıların, Sırbistan’ın ve Romania’nın” biçimindeki imparatorluk sıfatı, Bizans ve Sırp iddialarının bir arada var olduğu 14. yüzyıl ortası Teselya’sının akışkan siyasal ortamında hükümdarın bizzat kullandığı unvanı yansıtır.
1366/67’nin ressamı ve “Makedon Okulu”
Ressamın kilisedeki hemen bütün yüzlerde yinelediği, Antonios’un yanaklarındaki iki kırmızı yarım daire, Makedon modellerinin en karakteristik işareti olarak gösterilmiştir; çünkü aynı şemayı Aynaroz’daki Protaton’da Manuel Panselinos, Staro Nagoričino’da da Mihail ve Eutykhios kullanır. Antonios’ta bu öğe salt şematik bir imza olarak kalmaz; alında, kaşlarda ve gözlerin altında, kimi zaman tek ve kalın, kimi zaman iki üç ince beyaz fırça vuruşuyla oldukça özenli bir modellemeye yerleşir. Az sayıdaki, neredeyse şematik kıvrımlarıyla giysiler ise aynı elin başka yerlerde tutumluluğu seçtiğini gösterir.
Bu bir aradalık, bezemeyi inceleyen herkesi meşgul etmiştir. Andreas Xyngopoulos, çoğu ikonografik olmak üzere Makedon sanatından gelen pek çok öğe saptamış, ama ustanın bunları yalınlaştırdığını ve daha eski bir geleneği sürdüren öğelerle kaynaştırdığını gözlemlemiş, Ypapanti’yi de aynı eğilimi paylaşan ve çoğunlukla Yunan anakarasında yer alan 14. yüzyıl anıtlarından oluşan bir gruba yerleştirmiştir. Dimitrios Pallas ise daha kısaca, ressamda “Makedon” akımı ile “Girit” akımı denen eğilimin öğelerinin buluştuğu, parlak tonlar ve daha derin proplasmoslar geleneği içinde yaşayan, figürlere plastiklik kazandırmaya çalışan ama giysi kıvrımlarına her zaman hâkim olamayan birini görmüştür. Bütün kilisede tekniğin türdeşliği, yani aynı proplasmoslar, aynı parlak renkler ve aynı ölçülü beyaz ışıklar, iki farklı ressam varsayımını daha az, belki bir yardımcıyla çalışan tek bir usta varsayımını ise daha olası kılar. Bu usta her figüre ne kadar modelleme ayıracağını seçiyor, en eksiksizini İsa Mesih’e, Tanrı’nın Annesi’ne ve birkaç azize, elmacık kemikleri, gözler, burunlar ve sakallar için çizgilerden oluşan en yalınını ise ikincil figürlere bırakıyordu.
Konstantinos Vapheiades, soruyu kısa süre önce üsluptan atölyeye taşıdı. Ypapanti ressamını, Büyük Meteoron’daki Aziz Athanasios Kilisesi’nden madalyonlar içindeki ve onun 1366’dan kısa süre önce yapmış olması gereken aziz parçalarıyla, ayrıca aynı manastırın ilk katolikonunun templonundan dört ikonayla ilişkilendirdi: İyilikseverlik Sahibi Mesih (Evergetis), Hodegetria, Aziz Nikolaos ve Başmelek Mikail. Ressamın kendisi hakkında, diye not eder, hiçbir bilgi yoktur; ancak sanatı, Elassona’daki Panagia Olympiotissa (1332-1355) ve Lesnovo’daki Başmelek Mikail katolikonunun (1341-1346/47, 1349) duvar resimleriyle büyük bir yakınlık gösterir. Bu da onu, “çok olası” çekincesiyle, hem Prespa bölgesinde hem güney Sırbistan’da eserleri bulunan ve 14. yüzyıl ortasında Sırp yönetici kesiminin bağışlarına bağlı bir sanatçı çevresinin varlığını öne sürmeye götürür. Önerinin geçerli olması hâlinde Ypapanti’nin Antonios’u, Teselya, Makedonya ve Sırp bağışçılar arasında dolaşan bir atölyeler ağına aittir; önceki araştırmacıların saptadığı “yalınlaştırma” da bireysel bir zaaftan çok bu çevrenin kendine özgü dili olarak okunabilir.
Veis’in tırmanışından 2003 konservasyonuna
Nikos Veis, manastıra ilk kez 7 Ekim 1908’de, rahip keşiş Prokopios Grigoriadis’in rehberliğinde, kendi anlatımına göre pek çok yerinde kopuk ve çürük olan bir merdivenle çıktı; yazıtları o zaman kopyaladı ve 8 Haziran 1909’da karşılaştırdı. Bunları Xyngopoulos ile Pallas’ın kısa değinmeleri izledi; katolikonun resim programı üzerine 21. yüzyılın başına kadarki tek kapsamlı çalışma ise Sırp Bizans uzmanı Gojko Subotić’in 1966’da yayımladığı makale olarak kaldı.
2003 yazında 7. Bizans Eski Eserleri Eforluğu, Büyük Meteoron Manastırı ile iş birliği içinde, konservatörler Margaritis Mitsatsikas ve Stavroula Nakou ile bezemenin konservasyonunu üstlendi; temizlik, önceki araştırmacıların göremediği ayrıntıları gün ışığına çıkardı. Antonios figüründe yüzdeki ve haledeki renklerin berraklığı, tamamlanmamış kayıplarla yan yana durur: aşı kırmızısı bölgede ve elin çevresinde beyaz aşınmalar, pelerinde ve zeminde dağınık boşluklar ve göz bebeklerinin üzerinde, kökeni ve tarihi hakkında eldeki kaynakların hiçbir şey söylemediği küçük, ince, haç biçimli kazımalar.
Kaynaklar ve kaynakça
- Athanasius of Alexandria. Life of Antony. Çev. H. Ellershaw, P. Schaff ve H. Wace (ed.) içinde, Nicene and Post-Nicene Fathers, Series II, cilt 4. Internet History Sourcebooks, Fordham University.
- Holy Imperial Monastery of the Holy and Great Meteoron. Metochia, Dependencies. Kutsal Büyük Meteoron Manastırı’nın resmî internet sitesi.
- Vapheiades, K. M. (2023). Byzantine Wall Paintings and Icons at Meteora. Actual Problems of Theory and History of Art, 13, 291-298.
Bu makaleye atıf yapın
Bu makaleye nasıl atıf yapılır
Pafilis, T. M. “Aziz Büyük Antonios: Meteora’daki Ypapanti Manastırı’nın duvar resmi (1366/67)”. Yunan Ansiklopedisi, 26 Ekim 2026. https://www.elpedia.gr/tr/aziz-buyuk-antonios-duvar-resmi-ypapanti-manastiri-meteora/.
Pafilis, T. M. (2026, 26 Ekim). Aziz Büyük Antonios: Meteora’daki Ypapanti Manastırı’nın duvar resmi (1366/67). Yunan Ansiklopedisi. https://www.elpedia.gr/tr/aziz-buyuk-antonios-duvar-resmi-ypapanti-manastiri-meteora/
Pafilis, T. M. “Aziz Büyük Antonios: Meteora’daki Ypapanti Manastırı’nın duvar resmi (1366/67)”. Yunan Ansiklopedisi, 26 Ekim 2026, https://www.elpedia.gr/tr/aziz-buyuk-antonios-duvar-resmi-ypapanti-manastiri-meteora/. Erişim tarihi: .
Pafilis, T. M. (2026) “Aziz Büyük Antonios: Meteora’daki Ypapanti Manastırı’nın duvar resmi (1366/67)”, Yunan Ansiklopedisi, 26 Ekim. Erişim adresi: https://www.elpedia.gr/tr/aziz-buyuk-antonios-duvar-resmi-ypapanti-manastiri-meteora/ (Erişim tarihi: ).





